Bir billboard'un klasik görevi basitti:
Doğru yerde durmak ve mümkün olduğunca çok kişi tarafından görülmek.
Bugün ise outdoor reklamın potansiyeli bundan çok daha büyük.
İyi tasarlanmış bir fiziksel uygulama yalnızca bulunduğu caddede görünmez.
Fotoğrafı çekilir.Videosu paylaşılır.Sosyal medyada konuşulur.Basında yer bulur.Reklam filmi haline gelir.Dijital kampanyanın kreatifine dönüşür.
Böylece fiziksel medya ile dijital medya arasındaki sınır ortadan kalkmaya başlar.
Outdoor'u mecra değil içerik olarak düşünmek
Bir açık hava çalışması yalnızca üzerine kampanya görseli basılan bir yüzey olduğunda etkisi bulunduğu lokasyonla sınırlıdır.
Ancak uygulamanın kendisi yaratıcı fikrin parçası olduğunda işler değişir.
Malzeme.Işık.Hareket.Mekân.Ölçek.İnsanların uygulamayla kurduğu ilişki.
Bunların tamamı kampanyanın içeriğine dönüşebilir.
Örneğin ürünün gerçek malzemesinin reklam yüzeyine taşınması, fiziksel bir detayın billboard üzerinde deneyimlenebilir hale gelmesi veya mimari bir markanın kullandığı malzemenin şehir içerisinde sergilenmesi yalnızca outdoor tasarım değildir.
Markanın fiziksel dünyada kendisini ifade etme biçimidir.
Bir mecra, birçok içerik
Kreatif outdoor'un en önemli avantajlarından biri ikinci bir medya hayatının olmasıdır.
Uygulamanın kurulum süreci çekilebilir.İnsanların ilk tepkileri kaydedilebilir.Drone görüntüleri üretilebilir.Detay çekimleri sosyal medya içeriklerine dönüşebilir.Kampanyanın hikâyesi reklam filmine aktarılabilir.PR çalışmalarıyla sektör yayınlarına taşınabilir.Aynı fikir dijital reklamlarda devam ettirilebilir.
Böylece tek bir fiziksel uygulama onlarca farklı temas noktasına içerik üretir.
Gerçek dünya, dijital dünyaya güven kazandırır
Dijital reklamcılıkta kullanıcılar her gün yüzlerce içerikle karşılaşıyor.
Fiziksel dünyada gerçekleştirilen güçlü bir uygulamanın ekranda görülmesi ise farklı bir etki yaratır.
Çünkü kullanıcı bunun gerçekten gerçekleştirildiğini bilir.
Bir binaya uygulanmış dev bir çalışma.Bir meydandaki deneyim.Bir cadde üzerindeki yaratıcı uygulama.
Markanın fiziksel dünyadaki varlığını dijital içerik içerisinde kanıtlar.
Bu özellikle yüksek yatırım gerektiren sektörlerde önemlidir.
Gayrimenkul, otomotiv, finans, perakende veya premium tüketim markalarında fiziksel görünürlük marka ölçeğinin algılanmasına katkı sağlayabilir.
Outdoor'un performansı da ölçülebilir hale gelebilir
Fiziksel reklamların en büyük sorunlarından biri uzun yıllar ölçümleme oldu.
Bugün ise outdoor kampanyaları dijital temas noktalarıyla desteklenerek çok daha anlamlı biçimde analiz edilebilir.
Kampanya dönemindeki marka aramaları.Web sitesi doğrudan trafik değişimi.Sosyal medya profil ziyaretleri.Lokasyon bazlı reklam performansı.QR veya kampanyaya özel landing page kullanımları.Sosyal medya konuşmaları.
Bunların tamamı outdoor çalışmasının dijital dünyadaki etkisine dair sinyaller oluşturabilir.
Dolayısıyla outdoor'u yalnızca erişim mecrası olarak değil, daha büyük bir kampanyanın tetikleyicisi olarak planlamak gerekir.
En güçlü kampanyalar kanal düşünmez
İnsanlar bir kampanyayla karşılaştığında “bu bir outdoor çalışması” veya “bu bir sosyal medya kampanyası” diye düşünmez.
Bir fikir görürler.
İyi kampanyaların gücü de buradan gelir.
Aynı fikir sokakta başka bir biçimde, telefonda başka bir biçimde, web sitesinde başka bir biçimde devam eder.
Spektif'te marka stratejisi, prodüksiyon, dijital reklam, sosyal medya, yazılım ve fiziksel uygulamaları bu nedenle mümkün olduğunca aynı kreatif merkezden tasarlıyoruz.
Çünkü güçlü bir kampanya bir mecraya sığmak zorunda değildir.
Doğru fikir, markanın bulunduğu her yere taşınabilir.